Kategori: 2016

ONE BREATH – 9 HAZİRAN 2017

BİR NEFES

BİR NEFES, anne sevgisi, affetme, fedakarlık ve bireysellik gibi birbiriyle çatışan kavramları merkezine alan hem gerçekçi hem de duygusal bir yapım.

İlk gösterimini 40. Uluslararası Toronto Film Festivali’nde yapan film, dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle değişen sosyal dengeleri ve etkilenen hayatları, kadın kahramanlar üzerinden anlatıyor. Alman yönetmen Christian Zübert’in iki farklı bakış açısıyla anlattığı hikaye, gerilimi ve heyecanıyla son ana kadar nefesinizi tutarak izliyorsunuz.

Elena, Yunanistan’da iş bulamadığı için erkek arkadaşının karşı çıkmasına rağmen Almanya’ya taşınan genç ve eğitimli bir kadındır. İstediği bir işe giremediği gibi hamile olduğunu öğrenmesiyle hayatı tamamen tepetaklak olur. Tessa ise Almanya’da yaşayan 30’lu yaşlarında başarılı bir anne, eş ve iş kadınıdır. Bebeğine bakıcı ararken Elena ile yolları kesişir. Farklı ülkelerden, geçmişlerden ve deneyimlerden gelen bu iki kadının ortak bir hayali vardır: çalışıp mutlu olmak. Fakat Tessa’nın hayatı beklenmedik bir anda altüst olur. Elena, Tessa’nın bebeği ile birlikte ortadan kaybolur…

  1. Toronto Uluslararası Film Festivali Resmi Seçki
  2. Uluslararası Selanik Film Festivali Resmi Seçki – İzleyici Ödülü

Orijinal Adı : EIN ATEM
Yapım : Almanya, Yunanistan
Yapım Yılı : 2016
Dil : Almanca, Yunanca, İngilizce
Renk : Renkli
Tür : Dram
Süre : 97′
Yönetmen : Christian Zübert
Senaryo : Christian Zübert, Ipek Zübert
Oyuncular : Benjamin Sadler, Apostolis Totsikas, Jördis Triebel
Görüntü Yönetmeni : Ngo The Chau
Kurgu : Mona Bräuer
Türkiye Hakları : Copyright © FİLMARTI Film
Dağıtım : FİLMARTI Film

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4073166/?ref_=nv_sr_1

The Bookshop

2016, Almanya-İngiltere-İspanya, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Isabel Coixet
Oyuncular: Emily Mortimer, Bill Nighy, Patricia Clarkson
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Eğlenceli bir kasaba, bir kitapçı dükkânı ve kararlı bir kadın…

Ödüle doymayan yönetmen Isabel Coixet’in Penelope Fitzgerald’ın dünya çapında beğeni toplayan aynı adlı romanından uyarladığı komik bir kasaba ve kararlı iki kadının eğlenceli hikâyesi.

Konu:
Florence Green, 1959 İngilteresi’nin küçük bir kasabasında tarihi bir evi kitapçı olarak işletmeye karar verir. Başlarda her şey yolundadır hatta Florence, kasaba halkına ödünç kitap vererek kitapçıyı kütüphaneye bile çevirmiştir. Ne var ki kasabadan inatçı bir kadının da tarihi bina ile ilgili Florence’in bilmediği başka planları vardır ve bunları gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdır. Nitekim keçi inadına sahip bir kadının başaramayacağı hiçbir şey yoktur…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt3127022/?ref_=nv_sr_1

Django Melodies

2016, Fransa, 102’, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Etienne Comar
Oyuncular: Reda Kateb, Cécile De France, Beata Palya
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Etienne Omar’ın heyecanla beklenen ilk filmi efsanevi caz müzisyeni Django Reinhardt’ın az bilinen olağanüstü yaşam öyküsünü gün ışığına çıkarırken, 2. Dünya Savaşı’nın isimsiz kurbanları olan Çingenelerin trajik öykülerini daha önce hiç anlatılmadığı kadar açık, taze ve çarpıcı bir dil ile işliyor.

Konu:
Paris, 1943… Alman işgali sürerken caz müzisyeni Django Reinhardt Fransa’da gitarı ile yeni bir efsane yaratmaktadır. Django’yu özel kılan şey ise yıllar önce göçebe yaşadığı karavanında çıkan bir yangında sol elinin parmaklarını kaybetmesi sonucu gitarı iki parmağı ile çalmasıdır. Django’nun Paris Folies Bergères’te coşkulu şekilde çaldığı gitarından Çingene melodileri yükselir. Django, Avrupa’nın dört bir köşesinde savaşı yaşayan halkının kaderini paylaşır ve çok geçmeden hedef haline gelir. Yok edilmeye çalışılan Çingenelerin sesi her yerde bastırılmaya çalışılırken Django’nun melodileri yasaklanamayacak kadar ün salmıştır. Bu nedenle Nazi propaganda bakanlığı onu sözde konser daveti ile Berlin’e çağırır. Cesur bir kadın olan Louise, kendi hayatını riske ederek hayranı olduğu Django’nun bu sinsi tehlikenin farkına varmasını sağlar. Böylece Django’nun hamile eşi Naguine ve ihtiyar annesi Negros’un 2. Dünya Savaşı karmaşasının ortasında Fransa’dan İsviçre’ye uzanan kaçış öyküsü başlar. Django’nun elinden hiç düşürmediği gitarı bir yol arkadaşı olarak ona hep eşlik eder.

“DJANGO” zor zamanlarda gitarından yükselen melodiler ile Çingenelerin bitmek tükenmeyen bilmeyen yaşam enerjisi ve tutkulu ruhunun simgesi olan Django Reindhardt’ın hayat hikâyesini ilk kez beyaz perdeye taşıyan eşsiz bir dram.

Toril

2016, Fransa, 83′ Renkli, Fransızca

Yönetmen: Laurent Teyssier
Oyuncular: Vincent Rottiers, Sabrina Ouazani, Bernard Blancan, Tim Seyfi
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Bazen yanlış bir karar tüm doğrularınızı götürür.

Şehirden ve şehirlilerden uzak bu suç hikâyesi, insanın tercihlerini yaparken geçmişinden ne kadar sıyrılabileceğini sorgulatan, tekinsiz doğası ile sizi sarsacak bir film.

Konu:
Eski bir uyuşturucu satıcısı olan Philippe hapisten yeni çıktığında, babası Jean-Jacques’in hastalık ve borç içinde olduğunu öğrenir. Nesillerdir baba mesleği olan çiftçilikle uğraşan inatçı babası bir türlü çiftliğini satmayı kabul etmemektedir. Sevdiklerinin saygısını tekrar kazanabilmek adına Philippe yeniden normal bir hayat kurmaya çalıştığı bu dönemde babasının işinin başına geçmeye karar verir. Ancak kısa süre içinde borçları ödeyecek ve çiftliği kurtaracak kadar para kazanamayacağını fark eder. Sonunda bölgenin en büyük uyuşturucu satıcılarından birine gidip evi paravan olarak kullanabileceğini söyler. Babasının borcunu temizlemek için planladığı teslimat çok daha fazlasına mal olacaktır… Geçmişi kirli bir adamın tekrar bulaştığı karanlık içinden sıyrılıp geleceğinde temiz bir sayfa açması hiç de kolay olmayacaktır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4741764/?ref_=fn_al_tt_1

Nocturama: Paris Yanıyor

2016, Fransa, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Bertrand Bonello
Oyuncular: Finnegan OLDFIELD, Vincent ROTTIERS, Hamza MEZIANI, Manal ISSA, Martin GUYOT-
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Ateş, kaos ve belirsiz bir gelecek… Cannes Film Festivali FIPRESCI ödüllü yönetmen Bertrand Bonello’dan göz alıcı bir macera.

Konu:
Sıradan bir Paris sabahı, hareketli bir gün… Yaşları henüz 20 bile olmayan on genç… Sıra dışı olan tek şey ise sevgilileri ile buluşmak yerine Paris’in dört bir yanına bombalar döşüyor olmaları. Huzur içindeki Paris halkı beklenmedik bir gürültü ile sarsılmıştır. Şehrin bir çok yeri bombalı saldırı sonrası cayır cayır yanmakta ve tüm dünya olan biteni adeta bir gösteriymişçesine izlemektedir. Gençler yakalanacaklarını hiç düşünmeden arkadaşlarının yardımı ile geceyi geçirmek üzere lüks bir alışveriş merkezinde saklanırlar. Hayat, yaşamın değerini bilmeyen bu on genç insana ölümün bedelini gösterecektir.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4795546/?ref_=fn_al_tt_1

Sonsuzluk

2016, Fransa, 102’, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Tran Anh Hung
Oyuncular: Melanie Laurent, Audrey Tautou, Berenice Bejo
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Üç nesil, üç kadın ve bir asra yayılan tek bir hikâye.

Venedik Film Festivali Altın Aslan ve Cannes Film Festivali Altın Kamera Ödülü sahibi Tran Anh Hung’dan bir ailenin kadınlarının koca bir çağa yayılan destansı öyküsü.
Antonio Banderas’tan muhteşem bir performans.

Konu:
19.yüzyılda genç Valentine aşkı tadarak hayatının erkeğiyle yeni bir hayata adım atar. Bir ailenin yaşayacağı tüm mutluluk ve heyecanları birlikte tadarlar. Ancak içinde yaşadıkları koca dünya onların hayallerine göre şekillenmez. Valentine soylu bir aşkla kurduğu ailesini savaşın ortasında ayakta tutmaya çalışan güçlü bir anneye ve yıllar sonra ise kendini oğlu Henri’ye adamış yalnız ve yaşlı bir kadına dönüşür.

Tarih akmaya devam ederken aşkların ve acıların sırası da el değiştirir. Şimdi Mathilde, Valentine’in oğluna sırılsıklam âşık olarak bu ailenin bir parçası olmuştur. Tıpkı Valentine gibi Mathilde’in de yüce duygular ve aşk ile kurduğu ailesi insanlığın ortak acılarından nasibini alacaktır.

İhtişam, büyük acılar ve büyük mutluluklarla bir yüzyılı geride bırakan koca bir ailenin son neslinde doğan Cothilde, ailenin tüm kadınlarının hikâyesini kendi kalemi ile yeniden yazacaktır. Tıpkı hikâyenin ilk başladığı Valentine’in zamanlarından bir asır sonra Seine nehrinin kıyısında bir adama delicesine âşık olacak olan torunu Alice gibi…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt3564574/?ref_=fn_al_tt_1

If You Saw His Heart

2016, Fransa, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Joan Chemla
Oyuncular: Antonio Banderas, Rupert Everett, Golshifteh Farahani
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Kırık bir kalp eşini ancak kayıp ruhların arasında bulabilir.

Kübalı ünlü yazar Guillermo Rosales’in romanından uyarlanan bu öykü çingene ruhu taşıyan acı dolu bir kara mizah.

Konu:
Bu hikâye Marseile’deki küçük bir çingene topluluğunun üyesi olan Daniel’i konu alıyor. Daniel en yakın arkadaşının ölümünden sonra günah keçisi ilan edilir ve topluluktan dışlanır. Kırık kalplerin ve yalnız ruhların durağı haline gelmiş ikinci sınıf bir oteli mesken edinir. Yalnız başına hayatta kalmaya çalışırken bir anda kendini suç dünyasının içinde bulur. Ait olmadığı bu dünyada sıkışan Daniel’in savrulan varlığının anlamını tekrar bulmasını sağlayacak bir gün ışığı hiç beklemediği bir anda hayatına sızıverir. Bu ışığın adı Francine’dir ve onunla tanışması her şeyi değiştirecektir…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5504810/?ref_=nm_flmg_act_1

Salt and Fire

2016, ABD-Fransa-Almanya-Meksika, 102’, Renkli, İngilizce-İspanyolca

Yönetmen: Werner Herzog
Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Michael Shannon, Werner Herzog, Anita Briem, Veronica Ferres
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Toronto Film Festivali Özel Gösterim

Her yaptığı filmle ödül alan ve olay yaratan yönetmen Werner Herzog’dan doğanın ve insanlığın hayatta kalma mücadelesini işleyen nefes nefese bir kıyamet gerilimi.

Konu:
Güney Amerika ekolojik bir felaketle yüz yüzedir. Volkan patlaması belirtileri başladığında araştırma yapmak için Güney Amerika’ya giden bir bilim kadını beklenmedik bir şekilde kaçırılır. Hem ekolojik felaketin hem de bu tedirgin edici kaçırma olayının sorumlusu olarak bölgedeki büyük bir şirketten şüphe edilmektedir. Bu karmaşa içinden çıkılmaz bir hal alırken yakınlardaki bir volkanın aktif hale gelmesiyle işler iyice çığırından çıkacaktır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4441150/?ref_=nv_sr_1

Kol Saati

2016, Bulgaristan-Yunanistan, 100’, Renkli, Bulgarca

Yönetmen: Kristina Grozeva & Petar Valchanov
Oyuncular: Stefan Denolyubov, Margita Gosheva
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Locarno Film Festivali Yarışma Filmi

Dürüst bir demiryolu işçisi, baba yadigârı saatini ve sahip olduğu tek şey olan onurunu geri almak istemektedir.

Eleştirmenlerin ayakta alkışladığı ödüllü THE LESSON’ın yönetmenlerinden Doğu Avrupa mizahının drama ile harmanlandığı yeni nesil bir başyapıt.

Konu:
Emektar demiryolu işçisi Tsanko Petrov, bir gün raylarda milyonlarca Leva para bulur. Tamamını polise teslim eder ve karşılığında devlet onu bir kol saatiyle ödüllendirir, fakat kısa süre sonra saat durur. Bu bozuk saat kendisine hediye edilirken kolundan çıkartılan baba yadigârı saat de kaybolunca işlerin seyri değişir. Dürüst ve kendi halinde bir adam olan Petrov, saatini ve onurunu geri almak için elinden geleni yapacaktır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5937296/?ref_=fn_al_tt_2

Ben, Daniel Blake

2016, İngiltere-Belçika-Fransa, 100′ Renkli, İngilizce

Yönetmen: Ken Loach
Oyuncular: Dave Johns, Hayley Squires, Briana Shann, Dylan McKiernan
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Altın Palmiye Ödülü

‘‘Bize ilham verenler dünyanın beşinci zengin ülkesi İngiltere’de yiyecek bulamayanlardır.’’ Ken Loach

Bu film, kendine has bir saygınlığı ve öfkesi olan bir Ken Loach draması. Usta yönetmen, insanlığın ortak değerleri için yükselttiği bu protesto çığlığı ile beyaz perdeye geri dönüyor.

Konu:
Daniel Blake (59) hayatının büyük bir kısmını Newcastle’da geçirmiş bir marangozdur; ancak geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorlar çalışmasını yasaklar. Her zaman kendine yetebilen Daniel Blake, hayatı boyunca ilk kez devletin sunduğu “işsizlik fonuna” başvurmak zorunda kalır. Daniel Blake’in yolu iki çocuğu ile yalnız bir genç anne olan Katie ile kesişir. Katie, Londra’da yaşadığı terk edilmiş, tek odalı pansiyondan kurtulmak ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için karşısına çıkan tek yardım şansını değerlendirerek burada, evinden çok uzakta, yıkık dökük bir dairede yaşamaya başlamıştır. Aynı kaderin kurbanı olan Daniel ve Katie, kendilerini ikiyüzlü sosyal yardım politikalarının bürokrasi girdabına kapılmış bir halde, yaşam için mücadele ederken bulurlar. ‘Ben, Daniel Blake’ “refah düzeyi” en yüksek ülkelerin yoksullarının dünyanın geri kalanındaki yoksullardan bir farkı olmadığını gözler önüne sererken, bir salgın hastalık gibi yayılan açlığa ve işsizliğe dair farkındalık yaratıyor.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5168192/?ref_=nv_sr_1

Versus: Ken Loach’ın Hayatı ve Filmleri

2016, İngiltere, 93′ Renkli, İngilizce

Yönetmen: Louise Osmond
Oyuncular: Ken Loach, Jim Loach, Cillian Murphy,Gabriel Byrne
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Ken Loach hakkında çekilen kapsamlı ilk uzun belgesel olan bu eşi bulunmaz çalışmanın altına imza atan Louise Osmond, Ken Loach’ın kişisel ve profesyonel hayatına dair muazzam detayların titiz bir koleksiyonunu izleyiciye sunuyor.

Konu:
Kibar ve sessiz bir adamın sinema dünyasının en sert ve uzlaşmaz yönetmenlerinden biri olarak bir “işçi sınıfı kahramanına” dönüşmesinin nefes kesici hikâyesi usta yönetmenin 80 yıllık ilkeli ve emek dolu hayatının en önemli dönüm noktaları ile birlikte ilk kez derleniyor. Ken Loach’ın kariyerine dair zaman yolculuğunun ilk durağı olarak yapım aşamalarına dair en önemli detayları ve özel izinle çekilen kamera arkası görüntüleri ile 2016 Cannes Film Festivali’nde Loach’a 2. Altın Palmiye’sini kazandıran son filmi “Ben, Daniel Blake” belgeselin merkez noktasını oluşturuyor.

Ödül rekorları kıran kült filmlerinden belgesellerine ve TV filmlerine kadar Ken Loach’ın sanat yolculuğu boyunca altına imza attığı tüm eserlerin yapım öncesi ve sonrasına dair unutulmayan anılar, en büyük zorluklar ve hiç bilinmeyen detaylar bir geçit töreniymişçesine akarken Ken Loach’un kendisi başta olmak üzere yapılan röportajlarda eşi, çocukları, dostları ve onlarca çalışma arkadaşı bir baba, bir dost, bir mücadele ve iş arkadaşı olarak Ken Loach’un çok boyutlu bir portresini sunuyor.

“Versus” başından sonuna kadar nefes kesici bir hızla akıyor ve bir belgesel olmanın çok ötesinde sinema tarihine bir armağan olma niteliği taşıyor.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5536398/?ref_=nm_flmg_dr_1

Toni Erdmann

2016, Almanya-Avusturya, 162′ Renkli, Almanca, İngilizce-Rumence

Yönetmen: Maren Ade
Oyuncular: Peter Simonischek, Sandra Hüller
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Yarışma Filmi
2016 Cannes Film Festivali FIPRESCI Ödülü
2016 Toronto Film Festivali Özel Gösterim

Maren Ade’nin bu yıl Cannes’a damgasını vuran ve dünya çapında ün kazanan melankolik ve sürprizlerle dolu hikâyesi, birbirine zıt karakterlerde olan bir baba ile kızın trajikomik ilişkisini anlatıyor.

Konu:
Toni Erdmann, aslında hiçbiri Toni Erdmann olmayan iki karakterin hikâyesi… Winfred emekliliğinin ortasına gelmiş, Almanya’da yapayalnız yaşayan bir piyano öğretmenidir. Diğer bir özelliği de sürekli farklı tiplemeleri taklit eden iflah olmaz bir şakacı olmasıdır. Dişlek “Toni Erdmann” ise oynamayı en sevdiği karakterdir. Çok sevdiği yaşlı köpeği de ölünce hayatını yeniden yoluna koymak onun için çok daha zor hale gelir. Böylece hayattaki tek çocuğu olan kızı Ines’e sürpriz bir hafta sonu ziyareti yapmaya karar verir. Ines ise bir süredir Romanya’da büyük bir şirkette çalışan ciddi bir iş kadınıdır. Takma dişler ve kocaman bir perukla ofisine çıka gelen babasını gördüğüne pek de sevinmez.
Winfred’in kızı Ines ile yaşadıkları apayrı dünyalar arasındaki mesafeyi aşmak için giriştiği sonsuz çabanın 48 saatlik öyküsü aralarındaki farklılıklara rağmen ortak bir noktada buluşmaya çalışan bir baba ve kızın inanılmaz komik ancak yine de hüzünlü hikâyesine dönüşüyor. “Toni Erdmann”ın özünde saklı olan şey ise farklı kutuplardaki bu iki karakterin aile olmanın manyetik ve büyülü bağı ile birbirine bağlı olması…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4048272/?ref_=nv_sr_1

Paterson

2016, ABD, 113’, Renkli, İngilizce

Yönetmen: Jim Jarmusch
Oyuncular: Adam Driver, Golshifteh Farahani, Helen-Jean Arthur
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Yarışma Filmi

Mutluluğun tanımı hiç bu kadar basit olmamıştı.
Tıpkı bir şiir gibi…

Cennetten de Garip, Sadece Aşıklar Hayatta Kalır ve Kırık Çiçekler gibi kült filmlerinin bir harmanı olan samimi bir Jarmusch filmi.

Konu:
Paterson adlı bir kasabada naif bir kişiliğe sahip sessiz bir adam yaşar. Bu adamın adı da Paterson’dur. Paterson bir otobüs şoförüdür. İran asıllı sevimli ve güzel karısı Laura ve köpeği Marvin ile küçük bir evde, son derece mütevazı ve huzur dolu bir hayat yaşar. Paterson’ın her günü birbirine benzer. Ancak Paterson yanında taşıdığı not defterine yazdığı şiirlerden, evde onu bekleyen sevecen karısından, arada sırada uğradığı mahalle barından son derece memnundur. Laura işsiz olmasına rağmen evde geçirdiği zamanda müzikten resime, tasarımdan dekorasyona hemen hemen tüm sanat dalları ile uğraşır ve yaratıcı bir aşkla defterine şiirler karalayan Paterson’ı şiirlerini paylaşması için ikna etmeye çalışır.
Oysa Paterson otobüs şoförlüğü yapan gizli bir şair olarak kalmayı seçmiştir. Ona göre şiirleri kimseyle paylaşılmaması gerek özel günlüklerdir…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5247022/?ref_=nv_sr_1

Ma Rosa

2016, Filipinler, 116′ Renkli, Filipince

Yönetmen: Brillante Ma Mendoza
Oyuncular: Jaclyn Jose, Julio Diaz, Felix Roco, Andi Eigenmann
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Yarışma Filmi
2016 Cannes Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü

Aileni kurtarmak için yapamayacağın şey yoktur.

Cannes duayenlerinden Mendoza’nın, yoksul bir mahallede yaşayan çaresiz bir ailenin hikâyesini anlattığı bu filminde, başrol oyuncusu Jaclyn Rose’un Cannes jürisi tarafından taçlandırılan performansı izleyicilerin adeta boğazına düğümleniyor.

Konu:
Ma’ Rosa Filipinlerin başkenti Manila’da yaşamakta, en az ülkenin kendisi kadar fakir bir mahallesinde ufacık bir dükkân işletmektedir. Her anne gibi 4 çocuğuna çok düşkündür ve onların iyi olmalarını sağlamak için elinden gelen her şeyi yapmaktadır. Ancak kocası Nestor ile birlikte el altından uyuşturucu satmak gibi tehlikeli bir işi gizlice yürüttükleri için işler çetrefilli hale gelir. Yozlaşmış polisler kendi amaçları için Rosa ve Nestor’u tutuklayınca elinden gelen her şeyi yapma sırası çocuklara gelir. Ailelerini rüşvet isteyen polisin elinden kurtarmak için ellerine geçen ne varsa satan hatta onurlarını bile geri plana atmak zorunda kalan, belki de büyük bir suç işlemek zorunda bırakılan bu 4 çocuk, içleri parçalayan bu aile dramından nasıl kurtulacaklardır?
Filipinler’in görünmeyen yüzünde dünyası bir anda başlarına yıkılan bir ailenin dramını, fedakârlıklarını ve kendini kurban etmenin öyküsünü Mendoza’dan daha iyi kim anlatabilirdi ki?

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5638094/?ref_=fn_al_tt_1

Olli Maki’nin En Mutlu Günü

2016, Finlandiya-İsveç-Almanya, 92’, Renkli, Fince

Yönetmen: Juho Kuosmanen
Oyuncular: Julianne Nicholson, Takashi, Margo Martindale
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Bölümü En İyi Film Ödülü

Kavganın adı aşk ise hiçbir müsabaka adil değildir.

Juho Kuosmanen’in 2016 Cannes Film Festivali ‘Belirli bir bakış’ bölümü kazananı olmayı başaran bu ilk uzun filmi şampiyonluğa giden yolda hiç beklemediği bir engelle, hayatının aşkıyla karşılaşan Ollie Maki’nin en mutlu gününü anlatan sıra dışı bir hikaye.

Konu:
1962 yazı… Hayatı boyunca tüm ideali Finlandiya’dan çıkan ilk Dünya tüy sıklet boks şampiyonu olmak olan 25 yaşındaki utangaç ve çelimsiz boksör Olli Maki ile tanışıyoruz. Şimdi şampiyonluğa çok yaklaşmış olan Olli Maki’nin tek yapması gereken şey sıkı bir diyet programına girmek ve kendini yoğun antrenmanlarına vermektir. Fakat önünde tek bir sorun vardır. O da Raija… Bu mütevazı ve baş döndürücü güzellikteki genç kadın Olli Maki’yi kendisine hayran bırakınca genç boksörün tüm dikkati dağılır ve önceliklerin sırası birden bire tepetaklak olur. Şampiyonluk günü nakavt olsa da o gün onun hayatının en mutlu günü olarak kalacaktır.
Tıpkı Muhammed Ali’nin söylediği gibi iyi bir boksör kelebek gibi uçup arı gibi sokmalıdır. İşte Olli Maki bu sözlerin gerçek anlamını ete kemiğe büründüren bir boksör…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4771932/?ref_=fn_al_nm_1a

Köpekler

2016, Fransa-Romanya-Bulgaristan-Katar, 103′ Renkli, Rumence

Yönetmen: Bogdan Mirica
Oyuncular: Dragos Bucur, Gheorghe Visu, Vlad Ivanov
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali ‘Belirli Bir Bakış’ Bölümü

Ait olmadığınız topraklara değer biçmenin bedeli ağırdır.

Balkan topraklarında geçen gizemli bir öyküyü sade bir gerginlikte anlatmayı başaran Bogdan Mirica’nın Cannes’da beğeni toplayan çarpıcı ve esrarengiz ilk filmi.

Konu:
Sakin bir Romanya kırsalı, sıcak ve sessiz bir yaz… Dedesi Alecu’dan miras kalan araziyi satmak üzere yola çıkan Roman’ı bekleyen görünüşte sadece bu kadarıdır. Fakat Roman her şeyden ve herkesten uzak bu topraklarda çok daha fazlasının gizli olduğunu eski bir mafya lideri olan Alecu’nun geçmişiyle yüzleştikçe keşfedecektir. Roman’a araziyi satması için yardımcı olan Voicu adlı genç adam birden bire ortadan kaybolunca şüphe dolu bir gerginlik Roman’ın kafasını daha da karıştırır. Yaşanmış olan şeylere yıllarca sessizce şahit olan bölgenin yaşlı polis şefi Hogas kesik bir ayak parçasının sırrını çözmeye çalışırken tek amacı karanlık işlerle gizemli bağlantısı asla tam olarak kestirilemeyen sıra dışı bir adam olan Samir’i köşeye sıkıştırmaktır. Hogas ve Samir’in anlaştıkları tek konu ise genç bir şehirli olan Roman’ın bu topraklara ait olmadığı ve tek yapması gerekenin hiçbir şeye karışmadan çekip gitmek olduğudur. Ancak Roman kaçıp gitmektense kalıp kendi kararını uygulamak konusunda inatçıdır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5088794/?ref_=nv_sr_1

Çatışma

2016, Mısır-Fransa-Almanya, 97’, Renkli, Arapça

Yönetmen: Muhammed Diab
Oyuncular: Nelly Karim, Hany Adel, Tarek Abdel Aziz, Ahmed Malek
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Bölümü

İnsan kalma mücadelesinin bir günü ve gecesi.

20 yıldan sonra Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümü açılış filmi olmayı başaran ilk Arap filmi. Mohamed Diab’ın bu soluksuz bırakan, başkaldırı, bölünmüşlük ve kurtuluşu arayış hikâyesinde, her biri birbirinden farklı ama kaderleri ortak bir grup insanın, insan olma paydasında buluşma mücadelesi anlatılıyor.

Konu:
Kahire, 2013 yazı. Mısır Devriminin üstünden 2 yıl geçmiş ama durulan hiçbir şey yok bu coğrafyada. İslamcı başkan Mursi’nin devrilmesiyle ülke yeniden kaynama noktasına gelmiş, farklı bir çok kimlikten ve duruştan insan tekrar sokaklara dökülmüş, omuz omuza yaptıkları tekrar onları vurunca omuz omuza duranlar da karşı karşıya gelmişlerdir. Polis, yaşlı, kadın, çocuk, genç demeden herkesi gözaltı otobüslerinden birine tıkmış ve yalvarmalara aldırış etmeden onları burada alıkoymuştur. Bu otobüste kim kimin düşmanıdır? Fikirler bile susar bir yerden sonra. Yumruklar, küfürler konuşur. Sonra onlar da sustuğunda her biri saramadıkları yaralarıyla yüzleşir. Tüm farklılıklarına rağmen herkes aynı otobüsün ve tutsaklığın içinde içtikleri bir yudum suyu bile paylaşmak zorundadırlar. Bu küçücük yerde bir ömür gibi geçen tek bir günün sonunda belki de farklılıklarını unutarak insan olmanın ortak paydasında buluştuklarını hatırlayacaklardır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5599692/?ref_=nv_sr_1

Deli Dolu

2016, İtalya, 102’, Renkli, İtalyanca

Yönetmen: Paolo Virzi
Oyuncular: Valeria Bruni Tedeschi, Micaela Ramazotti
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Yönetmenlerin Yönetmenlerin On Beş Günü Seçkisi

Paolo Virzi’den Cannes Film Festivali’nde izleyenleri büyüleyen, süprizlerle dolu sıcacık bir hikaye…

Ödüllü filmleri “İnsan Sermayesi” ve “Gördüğüm En Güzel Kadın”dan sonra Paolo Virzi’nin bu yıl Cannes Film Festivali’nde ses getiren ve akıl hastanesinden kaçan iki kadının yolculuğunu konu alan muazzam bir komedi-drama.

Konu:
Farklı sebeplerle düştükleri akıl hastanesinden beraber kaçan, her şeye rağmen umutlarını kaybetmemiş iki İtalyan kadının sürprizlere, melankolik duygulara ve başkalarıyla tanışma hikâyelerine uzanan bu çılgın yolculuğu akıl hastanesinde başlar. Bir milyarder olan Beatrice ve salaş bir genç kadın olan Donatella biri polisin diğeri ise kocasının zoru ile akıl hastanesine yatırılan iki kadındır. Geçmişleri, dertleri ve hayalleri farklı iki dünyaya ait bu iki kadının yolları ilk kez kesişmesine rağmen tanıştıkları ilk andan itibaren iyi anlaşırlar. Hayattan yorulmuş ancak neşelerini ve özgür ruhlarını kaybetmemiş bu iki kadın bir gün birlikte hastaneden kaçar. Damarlarındaki kanın hızınca ve yitirdikleri düşünülen akıllarının estiğince yola devam eden iki kadın ne kadar serkeş, umursamaz ve “deli gibi” gözükseler de aslında uğruna yola koyuldukları ortak bir arayışları vardır. Adeta bir açık hava tımarhanesine dönmüş olan dünyada biraz olsun mutluluk bulmak. Biri geçmişini temize çekip yeni bir başlangıç yapmanın diğeri ise kanunların kendisinden ayırdığı çocuğuna kavuşmanın peşindedir…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt4621872/?ref_=nv_sr_2

Fırtınadan Sonra

2016, Japonya, Renkli, Japonca

Yönetmen: Hirokazu Kore-eda
Oyuncular: Abe Hiroshi, Maki Yoko, Kobayashi Satomi, Lily Franky, Kiki Kilin
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali ‘Belirli Bir Bakış Bölümü’ Jüri Ödülü

Kore-eda hüzünlü ama umut dolu bir aile hikayesiyle yine izleyenleri büyülüyor.

Hirokazu Kore-eda en yakın ve en basit gözüken sevgileri temel alan sinemasıyla bir kez daha izleyicileri büyülüyor. Aile olabilmeyi ve birlikte kalabilmeyi anlattığı son Cannes başyapıtı Fırtınadan Sonra, en bunaldığınız anda yağıveren serin bir yaz yağmuru gibi…

Konu:
Ryota, kalemindeki tılsımı kaybettiğine inanan eski bir ödüllü yazardır. Tüm birikimini de kumarda yitirdikten sonra çocuğunun nafakasını bile ödeyemez duruma gelince bir baba olarak da özgüveni tamamen yerle bir olur. Bu ruh hali içinde eski güzel eşinin hayatına mutlu bir şekilde devam ettiğini sessizce gözlemler. Yapayalnız olduğu halde neşesini asla kaybetmeyen ihtiyar annesi için bir dert ortağı olamadığını fark ettiğinde kaybettiği asıl şeyin bir oğul, bir eş ve bir baba olarak ailesinin ta kendisi olduğunu anlamıştır. Tüm ailesi için “tanıdık bir yabancı”ya dönüştüğünü anlayan Ryota, hayatta sahip olduğu en önemli şey olduğunu fark ettiği küçük oğlunu kazanmaya çalışacaktır. Sonu gelmeyen pişmanlıklar içinde kendisi ile yüzleşen Ryota bu fırtına gecesinde ailesi ve kendisi ile barışmanın ilk adımlarını atacaktır. Bir yaz gecesi bulutları dağıtarak gelen bu fırtına bu yeni hayatın ilk tohumlarını atmak için ona eşi bulunmaz bir fırsat verecektir…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5294966/?ref_=nv_sr_1

Inversion

2016, İran, 84’, Renkli, Farsça

Yönetmen: Behnam Behzadi
Oyuncular: Sahar Dolatshahi, Ali Mosaffa, Ali Reza Aghakhani
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2016 Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Bölümü

Kendi kendine nefes almayı öğrenmenin sancılarını yaşayan milyonlarca kadından biri…

Cannes 2016’da İran sinemasının seçkin bir örneği olarak sade anlatımı ile hayranlık uyandıran, günlük yaşamın rutini içinde içselleştirilmiş çelişkileri aynı sadelikte ele alan bir Behnam Behzadi draması.

Konu:
Nilüfer 30’lu yaşlarında yalnız bir kadındır. Kendini annesinin bakımına ve hayatta tek sahip olduğu şey olan terzi atölyesinin işlerine adamıştır. Sisli Tahran’ın kirli havasını solumakta güçlük çeken annesinin başka bir şehirde yaşaması gerekmektedir. Doktorların bu tavsiyesi üzerine Nilüfer’in ablası ve abisi aile büyükleri olarak karar almakta gecikmez. Anneleri şehri terk etmelidir, elbette ki onunla birlikte Nilüfer de… Yıllar önce kaybettiği aşkı ile tekrar karşılaşan Nilüfer bir tercih yapmak zorundadır. Tüm ailenin yükünü yıllarca taşımış sorumlu küçük kız kardeş olarak kalmaya devam mı edecektir; yoksa kendi hayatı konusunda ilk kez kendi kararını verip, aşkını ve tırnaklarıyla kazıyarak var ettiği terzi atölyesini mi tercih edecektir?

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt5695764/?ref_=fn_al_tt_1