Kategori: Fransa

Sefertası

2013, Hindistan-Fransa-Almanya, 104’ Renkli, Hintçe-İngilizce

Yönetmen: Ritesh Batra
Oyuncular: Irrfan Khan, Nimrat Kaur, Nawazuddin Siddiqui, Denzil Smıth, Bharati Achrekar, Nakul Vaid, Yashvi Puneet Nagar, Lillete Dubey
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2013 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası İzleyici Ödülü

Cannes Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan son yılların en keyifli Hint filmi.

Konu:
Hindistan’ın en kalabalık şehri ve yaklaşık 20 milyon nüfuslu Bombay’da her gün binlerce ev kadını kocalarına öğle yemeği hazırlamakta ve bu yemekleri sefertaslarında, mucizevi sayılabilecek bir sistemle kocalarına ulaştırmaktadırlar. 120 yıldır geleneksel olarak devam eden bu ‘sefertası taşımacılığı’ yakın zamanda Harvard Üniversitesi’nde de tez konusu olmuş, yapılan araştırmalar sonucunda; dört milyon sefertasından sadece bir tanesinin yanlış adrese teslim edildiği tespit edilmişti. İşte film, dört milyonda bir yanılma payıyla, yanlış adrese teslim edilen bu sefertasının hikayesini anlatıyor…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt2350496/?ref_=nv_sr_1

Memleket

2013, Fransa, 87, Renkli, Arapça-Fransızca

Yönetmen: Mohamed Hamidi
Oyuncular: Tewfik Jallab, Jamel Debbouze, Fatsah Bouy, Ahmed Abdelkader Secteur, Malik Bentalha
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2013 Cannes Film Festivali Resmi Seçki Özel Gösterim

Fransız asıllı müslüman yönetmen Mohamed Hamidi’nin Cezayir’de atalarının köklerini aradığı keyifli bir komedi filmi…

Konu:
Cezayirli bir ailenin oğlu olan 26 yaşındaki Farid Fransa’da doğup büyümüş bir hukuk öğrencisidir. Babası hasta düşüp, baba ocağını yıkılmaktan kurtarmak üzere kendisini Cezayir’e gönderince Farid daha önce hiç gitmediği, dilini ve kültürünü bile bilmediği bir ülkeyi ve köklerini keşfetmeye başlar. Ancak babasının köyünde beklemediği bir şekilde, mizah ve dürüstlüklerinden etkilendiği bir grup memleketlisi yavaş yavaş Farid’in dostluğunu kazanır. Fransa’ya göç etme hayali kuran adaşı ve cin fikirli genç kuzeni de onların arasındadır.
Farid ve kuzeni, birlikte önemli bir hukuki evrakı teslim almak üzere Oran şehrine doğru yola koyulurlar. Ama yolda kuzeni Farid’i dolandırır ve pasaportunu da alarak ortadan kaybolur. Farid, Fransa’ya geri dönebilmek için bir yandan kuzenini ararken, bir yandan da ailesinin geçmişini ve kendi köklerini öğrenmeye başlar. Bu arada babasının durumu da iyice kötüleşmiştir. Pasaportu olmasa da acilen Fransa’ya dönmek zorundadır. Ama nasıl?

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt2844994/?ref_=fn_al_tt_1

Okul Yolunda

2013, Fransa, 76’, Renkli, Fransızca-Arapça-İspanyolca

Yönetmen: Pascal Plisson
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2013 Locarno Film Festivali Kapanış Filmi

Gösterildiği her ülkede büyük bir ilgi toplayan, yılın en başarılı belgesellerinden…

Konu:
Okula gitmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Dünya’nın dört farklı ülkesinden dört çocuğun her sabah okula ulaşabilmek için bir sürü engeli nasıl aştıklarına tanık oluyoruz. Bu çocukların belki de tek ortak noktası eğitime aç olmaları. Onlara yalnızca bilginin iyi bir gelecek sunacağını biliyorlar ve bu isteklerine ulaşabilmek için her gün uzun ve tehlikeli bir yolculuğa yelken açıyorlar. Jackson 11 yaşında. Kenya’da yaşıyor. Günde iki defa kız kardeşiyle beraber, vahşi hayvanlarla dolu ormanı 15 kilometre boyunca yürüyerek geçmek zorunda… 11 yaşındaki Carlito kız kardeşini de yanına alarak kötü hava koşullarına rağmen, Arjantin’in steplerinde bisikletiyle 18 kilometreden daha fazla yol kat ediyor… Zahira 12 yaşında. Fas’ta bulunan Atlas Dağları’nda yaşıyor. Yatılı okullarına ulaşabilmeleri için yürüyerek geçmek zorunda olduğu zorlu bir dağ onu bekliyor… Samuel 13 yaşında. Hindistan’da yaşıyor. Bacakları tutmadığı için, her gün gitmek zorunda olduğu 4 kilometrelik yol bir işkenceye dönüşüyor. Küçük kardeşleri de onu, el yapımı tekerlekli sandalyesiyle okula ulaştırana kadar itmek zorunda kalıyorlar. OKUL YOLUNDA bizleri, tek hayali okumak ve hepimizin bir zamanlar kolayca geçtiği yollara ulaşmak olan bu çocukların sıradışı yaşamlarının içine sokuyor.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt3013258/?ref_=fn_al_tt_1

Zürafa

2013, Fransa-Filistin-İtalya-Almanya, 85’, Renkli, İngilizce-Arapça-İbranice

Yönetmen: Rani Massalha
Oyuncular: Mohammad Bakri, Saleh Bakri, Ahmad Bayatra, Laure de Clermont – Tonnerre, Roschdy Zem
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2013 Toronto Film Festivali Keşif Ödülü

İşgal altındaki Filistin topraklarından ironiyle karışık bir mucizenin öyküsü.

Konu:
Yasin, Filistin’de Batı Şeria’da kalan tek hayvanat bahçesinde görevli bir veterinerdir. 10 yaşındaki oğlu Ziad ile yaşamaktadır. Ziad’ın hayvanat bahçesindeki iki zürafa ile özel bir bağı vardır ve onlarla çok iyi iletişim kurmaktadır. Ne yazık ki, İsrail’in bir hava saldırısı sonucu, erkek zürafa ölür. Dişi zürafa Rita ise veteriner ona yeni bir eş bulamazsa ölecektir. Yeni bir erkek zürafa getirebilecek tek hayvanat bahçesi ise Tel Aviv’dedir.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt3132086/?ref_=fn_al_tt_1

Kış Gelmeden

2013, Fransa, 103’, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Philippe Claudel
Oyuncular: Daniel Auteuil, Kristin Scott Thomas, Leïla Bekhti
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Oyunculukları, görüntüleri ve hikayesiyle olağanüstü bir film, gerilimi etkileyici. Sautet ve Haneke arasında bir yerde…

Konu:
Tıp fakültesinden mezun olur olmaz Lucie ile evlenen Paul hayatı boyunca yaptığı seçimleri sorgulamadan yaşayan saygıdeğer bir cerrahtır. Karısı Lucie ise kendi kariyerini, iyi bir beyin cerrahı olan kocasının bu temposuna uyum sağlayabilmek için bir kenara iter. Hayatını oğullarına ve sevimli yuvalarına adamıştır. Paul da her zaman karısına karşı çok sadık ve iş arkadaşları tarafından hep saygı gören birisidir. Ama çok geçmeden, hayatlarının sonbaharında, bütün bu düzeni tehdit eden bir şey ortaya çıkar. Her şey Paul’un genç ve gizemli Lou’yla tanışmasıyla başlamıştır. Ofisine ve evine her gün güller gönderilirken, Paul, Lou’nun kendisini gözetlediğini düşünür. Ama yine de onunla yaşayacağı tehlikeli ve belirsiz ilişkinin cazibesine kapılır. Lou’nun duygusal zerafeti, gizemi ve nezaketi adamı büyüler. Ama ne yazık ki Paul, karanlık bir oyunun parçası haline gelmiştir.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt2231630/?ref_=nv_sr_1

Kano

2012, Fransa-Senegal, 87’, Renkli, Fransızca-Senegal Yerli Dili

Yönetmen: Musa Tourre
Oyuncular:
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2012 Cannes Film Festivali Resmi Seçki Belirli Bir Bakış Bölümü

Afrika’dan Avrupa’ya çok çarpıcı ve görsel olarak büyüleyici bir yolculuğun hikayesi…

Senegalli müslüman yönetmen Musa Toure’nin geçen yıl Cannes Film Festivali resmi bölümünde gösterilen son filmi PIROGUE (ağaçtan yapılmış büyük kayık – kano anlamına geliyor), Senegal’de başlayan ve Avrupa’da son bulması beklenen etkileyici ve dokunaklı bir umuda yolculuk öyküsü anlatıyor. Yönetmen, geri dönüşü olmayan ve görsel olarak büyüleyici bu yol hikayesinde, denizi ve büyük yolcu kayığını bir metafor olarak kullanarak, Afrika için yardım çığlığını izleyicilere ulaştırıyor…

Konu:
Baye Laye bir balıkçı teknesinin kaptanıdır. Çoğu Senegalli gibi o da ailesinin geçimini sağlamak ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmak için sürekli yeni hayaller kurmaktadır ve yeni ufukların peşindedir. Bir gün “Pirogue” adı verilen ve ağaçtan yapılmış bu büyük balıkçı teknesiyle Avrupa’ya doğru yelken açması için bir teklif alır. Baye Laye, bu tekneyi en iyi kullanan ve denizi en iyi bilen kaptanlardan biri de olsa kendisini nasıl bir tehlikenin beklediğinin de farkındadır. Bu, dönüşü pek mümkün olmayan çetin bir yolculuktur. Sonunda birbirini neredeyse tanımayan, aynı dili bile konuşmayan ve aralarında hiç denizi bile görmemiş otuz adamı Avrupa’ya götürmeyi kabul eder. Baye Laye ve otuz yolcusunu, Avrupa’nın uzak kıyılarına ulaşmak pahasına çok büyük tehlikeler beklemektedir…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt2369023/?ref_=fn_al_tt_1

Kilimanjaro’nun Karları

2011, Fransa, 107’, Renkli , Fransızca

Yönetmen: Robert Guêdiguian
Oyuncular: Ariane Ascaride, Jean – Pierre Darroussin, Gerard Meylan
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

“Tüm birikiminizi, tüm mutluluğunu çalan eski bir arkadaşınız çıkarsa, ne yaparsınız?”

“Başarılı yönetmen Robert Guêdiguian’dan tecrübeli oyuncu kadrosu ve sürpriz hikâyesiyle nefesler kesen unutulmaz bir yapım daha.”

Konu:
Adını Pascal Danel’in meşhur şarkısından alan Kilimanjaro’nun Karları, prömiyerini 2011 Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı. İşini kaybetmesine rağmen karısı, çocukları, torunları ve arkadaşları ile mutlu bir hayat süren tersane işçisi Michel’in hayatını, silahlı ve maskeli iki adamın onları dövüp tüm birikimlerini ve Kilimanjaro Dağı’nı görmek için aldıkları Tanzanyabiletlerini çalmasıyla kabusa dönüşecektir. Soygunun basit bir soygun olmadığını ve eski bir iş arkadaşı tarafından planlandığını öğrendiğinde ise Michel, daha büyük bir sarsıntı geçirecektir.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1852006/?ref_=fn_al_tt_2

Ömer Beni Öldürdü

2011, Fransa-Fas-Cezayir, 85’, Renkli

Yönetmen: Roschdy Zem
Oyuncular: Sami Bouajila, Denis Podalydèes, Maurice Benichou, Salomé Stévenin
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Fas Sinemasının 2012 En İyi Yabancı Film Oscar Adayı

Benim adım Ömer, bahçıvanım.
Bir Fransız vatandaşını öldürmekle suçlanıyorum. Ama ben hiç kimseyi öldürmedim. Masumum…

Konu:
2012 yılında Fas’ın Oscar adayı olarak ilk dokuz filmlik listeye giren bu filmde izleyici 1990’da gerçekleşen, Faslı bir göçmenin karıştığı bir cinayet olayının içine giriyor. Olaylar bir kadının kendi evinde bıçaklanarak öldürülmesiyle başlıyor. Evde kadının kanıyla yazılmış, bahçıvanını işaret eden “Ömer beni öldürdü” şeklinde bir not bulunuyor.
Ömer işleri kolaylaştıran bir şüpheli; eğitimsiz, cahil ve mahkemede kendini savunamayan bir Faslı göçmen. Durum böyle olunca, sadece ikincil bazı kanıtlar ve ırksal önyargılardan dolayı müebbet hapse mahkûm ediliyor. “Ömer Beni Öldürdü” güçlüler ve fakirler için iki ayrı adaletin var olduğunu acı bir şekilde belgeliyor. – İstanbul FF

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1710590/?ref_=fn_al_tt_1

El Gusto

2011, Fransa-Cezayir, 88’, Renkli, Arapça-Fransızca

Yönetmen: Safinez Bousbia
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2011 IDFA Amsterdam En İyi Müzik Belgeseli Ödülü
2011 ABU DABI FF Özel Mansiyon Ödülü
2011 ABU DABI FF En İyi Arap Dünyası Yönetmeni Ödülü

Müzik üzerine müthiş bir belgesel…

Konu:
Tarih ayırdı ama müzik onları tekrar bir araya getirdi. Cezayir’de Yahudi ve Müslüman müzisyenlerin savaştan tam 50 yıl sonra bir araya gelip kurdukları orkestranın ve Cezayir Halk müziğinin doğuş öyküsü…
Fransa’nın Cezayir’i işgalinden sonra başlayan Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında yolları ayrılan Müslüman ve Yahudi müzisyenler savaştan 50 yıl sonra tekrar bir araya gelip “EL GUSTO” adlı yeni bir orkestra oluşturuyorlar ve bu grupla bütün dünyada konserler vermeye başlıyorlar.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1946205/?ref_=fn_al_tt_1

Umut Limanı

2011, Finlandiya-Fransa, 89’, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Aki Kaurismaki
Oyuncular:
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2011 Cannes Film Festivali Yarışma Filmi
2011 Cannes Film Festivali FIPRESCI Ödülü
2011 Münih Film Festivali En İyi Film Ödülü

Usta yönetmen Kaurismaki’den minimalist bir başyapıt…

Konu:
Eski yazar ve tanınmış bohem Marcel Marx, kendini emekliye ayırmış, liman kenti Le Havre’da ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlamaktadır. Edebi bir başyapıt yaratma hevesini geride bırakmış, en sevdiği bar, işi ve eşi Arletty ile mutlu mesut hayatını sürdürürken kader karşısına Afrika’dan, daha reşit bile olmamış bir kaçak göçmeni çıkartır. Eşi Arletty de hastalanıp yataklara düşünce Marcel, insanların duyarsızlığına karşı iyimserlik silahını kullanmaya yeltenir, fakat “Batı Devleti” tüm mekanizmalarıyla kaçak oğlanın peşindedir. Marcel’e düşen, ayakkabılarını parlatıp dişlerini göstermektir. Le Havre, Eylül ayında Finlandiya’nın 2012 Oscar adayı seçildi.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1508675/?ref_=nv_sr_1

Haykıran Adam

2010, Fransa-Belçika-Çad, 92’, Renkli, Fransızca-Arapça

Yönetmen: Mahamat – Saleh Haroun
Oyuncular: Youssouf Djaoro, Diouc Koma, Emile Abossolo
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2010 Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü
2010 Dubai Film Festivali En İyi Film Ödülü

Konu:
Eski yerli yüzme şampiyonu olan 60 yaşlarındaki Adam hayatta tek varlığı olan oğlu Abdel ile beraber şehrin lüks otellerinden birinin havuzundan sorumludur. Oğluna baba rolünün yanında ruhani yol göstericilik de yapan Adam, her ne kadar havuz görevlisi olsa da eski bir şampiyon olarak saygı gören bir adamdır. Çad’ın oldukça karışık siyasi atmosferi ve iç karışıklıkları ile beraber Çinli yatırımcıların çalıştıkları oteli satın alması ile Adam’ın hayatı ve bulunduğu yer hiç ummadığı gibi değişecektir. Kendi onurunu, pozisyonunu ama en çok da oğlunu korumak için her şeyi yapmaya hazırdır.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1639901/?ref_=fn_al_tt_1

Akbaba

2010, Arjantin-Fransa-Güney Kore, 107’, Renkli, İspanyolca

Yönetmen: Pablo Trapero
Oyuncular:
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2010 yılında Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” (Un Certain Regard) Bölümü’nde dünya prömiyeri yapılan Arjantin Sineması’nın genç ve yetenekli yönetmeni Pablo Trapero’nun son filmi CARANCHO, Arjantin’in En İyi Yabancı Film Dalı’nda Oscar adayı olma özelliğini de taşıyan çok çarpıcı bir film.

Latin Amerikan Sineması’ndan bir solukta izleyeceğiniz müthiş bir film, bir başyapıt.

Konu:
Arjantin’de her yıl trafik kazalarında yaklaşık 8.000 kişi ölüyor ve 120.000 kişi de yaralanıp sakat kalıyor. Kanunlardaki yetersizliklere, sağlık sektöründeki çarpıklıklar da eklenince, devletin ve sigorta şirketlerinin ödediği büyük tazminatlar kurbanlara ve ailelerine ulaşmıyor. Her yıl milyonlarca dolar, büyük sigorta şirketleri ve onları dolandıran aracıların yani “akbabaların” eline geçiyor. Sosa, trafik kazası davalarında uzmanlaşmış bir avukattır. Müşteri bulabilmek için trafik kazalarından, hastanelerin acil servisleri ve karakollar arasında mekik dokumaktadır. Sözde mağdurların yardımına koşan, ama karanlık işlere karışmış bir avukattır. Polisler, hakimler ve sigorta şirketleri arasında müşteri yakalamaya çalışan bir “akbaba“dır. Lujan ise, şehre yeni gelmiş idealist bir doktordur. Gece gündüz demeden, ambulanslarda ve hastanelerin acil servislerinde yalnız başına, yorulmaksızın ve uykusuzca çalışmaktadır. Lujan kurbanın hayatını kurtarmaya çalışırken, Sosa da bu çaresiz insanların vekaletini almaya çalışmaktadır. Birlikte hayatlarının gidişatını değiştirmeye karar verirler, ancak Sosa’nın çalkantılı geçmişi onları rahat bırakmaz…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1542852/?ref_=fn_al_tt_1

Bulmaca

2009, Arjantin-Fransa, 87’, Renkli, İspanyolca

Yönetmen: Natalia Smirnoff
Oyuncular: Maria Onetto, Gabriel Goity, Arturo Goetz
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2010 Berlin Film Festivali Altın Ayı Adayı
2011 Arjantin Film Eleştirmenleri Birliği En İyi İlk Film
2011 Cartagena Film Festivali En İyi Senaryo Ödülü

Hayatınızın bir parçası eksikse tamamlanmak için onu bulmanız gerekir.

İnsanın kendini yeniden keşfetmesini sağlayan, hayata ve aşka dair her anını keyifle ve tebessümle izleyeceğiniz muhteşem bir ikinci bahar hikayesi.

Konu:
Sevecen ve ilgili kocası Juan ile beraber mutlu ve sakin bir evliliği olan ve zamanının çoğunu evinde ev işleri ile geçiren Maria, 50. yaş gününde bir “puzzle” hediye alır. Nefertiti’nin tablosunu bir araya getirdikçe yaptığı şeyden ne kadar zevk aldığını fark eder. Maria rutin ve monoton hayatında tutku ile bağlandığı bir iş bulmakla kalmamış aynı zamanda kendi yeteneğini de keşfetmiştir. Puzzle almak için trenle şehre indiği günlerden birinde bir puzzle turnuvasının ilanını görür. Turnuva için hoş bir bekâr olan partneri Roberto ile aylar boyunca sadece bu işe odaklanır. Karısını tanıyamaz hale gelen kocası Juan evliliklerinin parçalarını bir anda dağılmış halde bulurken Maria ise hayatının yapbozunu çoktan tamamlamak üzeredir.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1517238/?ref_=fn_al_tt_1

Vahşetin Çocukları

2009, Hollanda-Fransa-Güney Afrika, 92’, Renkli, İngilizce-Flemenkçe

Yönetmen: Jean van de Velde
Oyuncular: Jacqueline Blom, Marco Borsato, Adrian Galley, Ricky Koole, Frederick Mpuuga, Abby Mukiibi Nkaaga
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2010 Cannes FF Belirli Bir Bakış Bölümü Resmi Seçkisi

UNESCO tarafından bütün dünyada gösterilmesi tavsiye edilmiştir.

The Silent Army, Afrika’da çocuk yaşta asker olarak orduya katılmak zorunda kalan çocukların hikayesini gerçek bir öyküden yola çıkarak anlatan başarılı bir sinema film. UNESCO tarafından bütün dünyada gösterilmesi tavsiye edilen film, çok çarpıcı savaş sahneleri ve akıllardan çıkmayacak görüntüleriyle izleyenleri büyülüyor. “Savaş Çocukları” projesi kapsamında yapılan film, 2010 yılında bir çok ülkede gösterime girdi.

Konu:
Bir gece, Abu adlı Afrikalı bir oğlan çocuğu, köyündeki diğer çocuklarla birlikte, yerliler tarafından kaçırılır. Burada bir restoran işleten aşçı Eduard’ın oğlu Thomas da, yakın arkadaşı Abu’nun ortadan kaybolduğunu öğrenince onu aramak için babasına baskı yapar. Eduard, Abu’yu kimlerin kaçırdığını ve çocuğa ne olduğunu öğrenmek için Afrika’nın acımasız dünyasına doğru bir yolculuğa çıkar ve sonunda çocuk yaştaki askerlerden kurulu ordu tarafından esir alınır, hayatı tehlikeye girer…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1189008/?ref_=fn_al_tt_1

Lübnan

2009, İsrail-Fransa-Almanya-İngiltere, 93’, Renkli, İngilizce-İspanyolca-İbranice-Arapça

Yönetmen: Samuel Maoz
Oyuncular: Yoav Donat, Itay Tiran, Oshri Cohen
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

“Cehennemdeki 24 saatin hayli kişisel ve yürekten bir tasviri”
– Screen International

“Tecrübeli yönetmen Samuel Maoz’un deneyimlerin yola çıkarak filme aldığı, korku ve yaşama iç güdüsü ile hayatta kalmaya çalışan dört askerin umutsuz bekleyişini anlattığı unutulmaz bir film”

Konu:
Hayatında daha önce şiddete hiç yer vermemişken 1982’deki Lübnan Savaşı’nda kendini insan öldürürken bulan 20 yaşlarında dört asker… Daha önce İsrail Hava Kuvvetleri tarafından bombalanmış bir düşman kasabasını araştırmak üzere bir tank görevlendirilir. Ancak basit görünen görevde tank bu dört asker için bir ölüm kapanına dönüşecektir. Askerde tankçı olarak görev yapan yönetmen Maoz’un deneyimlerinden yola çıkan bu zorlu film baştan sona bir tankın içinde geçiyor.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1483831/?ref_=fn_al_tt_1

Londra Nehri

2009, İngiltere-Fransa-Cezayir, 87’, Renkli, İngilizce-Arapça-Fransızca

Yönetmen: Rachid Bouchareb
Oyuncular:
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2009 Berlin FF En İyi Erkek Oyuncu ve Jüri Özel Ödülleri
2010 Abu Dabi FF Özel Mansiyon Ödülü
2012 Fajr FF Jüri Özel Ödülü

Terör, yabancı düşmanlığı ve İslam korkusu üzerine yeniden düşünmeye davet eden dinler ve kültürlerarası müthiş bir film…

Konu:
Temmuz 2005’te Londra’yı sarsan terör saldırılarından sonra Guernsey adasında yaşayan Elisabeth, haber alamadığı kızını aramak için Londra’ya gelir. Eş zamanlı olarak Fransa’dan Londra’ya gelen Mali’li bir Müslüman olan Osman da, en son altı yaşındayken gördüğü oğlunu aramaktadır. Onun korkusu da oğlunun saldırılarda yaralanmış ya da ölmüş olmasıdır. Kadın kızının kaldığı eve gider ama ev bomboştur. Neyseki ev sahibi kadına sıcak davranır, evin anahtarını verir. İşte burada Afrikalı Müslüman Osman ile İngiliz Elisabeth’in yolları kesişir. Adamın oğluyla kadının kızının aynı evi paylaştıkları ortaya çıkar. İngiliz polisi kadına pek yardımcı olamazken Londra’daki Müslümanlar daha örgütlü ve yardımseverdir. Önceleri birbirine çok ön yargılı yaklaşan ve mesafeli duran bu iki insan, bir yandan birbirlerini tanımaya ve anlamaya çalışırken diğer yandan da birlikte kayıp çocuklarını aramaya başlarlar…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1227787/?ref_=fn_al_tt_1

Yuva

2009, İsviçre-Fransa-Belçika, 95’, Renkli, Fransızca

Yönetmen: Ursula Meier
Oyuncular: Isabelle Huppert, Olivier Gourmet
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

İnsan “yuva” dediği yeri bir kez bulduğunda asla kolayca terk edemez.

Ursula Meier’in festivallerde seyircinin gönlüne “yuva” kuran bu ilk uzun filmi, karşılarına çıkan tüm garip zorluklara karşın küçük evlerini terk etmemek için muzip yollar keşfeden bir ailenin hikayesini konu alıyor.

Konu:
Sessiz ve çıplak bir arazinin tam ortasında toprakla göğü ayıran ufuk çizgisine kadar bomboş, uzun ve ince bir yol uzanıp gider. Bu eski otobanın tek komşusu, küçük bahçesi ve üç odası içinde ıssızlığın ortasında kendilerine yaşam kurmuş bir aileyi barındıran yalnız ve mutlu bir evdir. Sıcak ve aylak bir yaz günü beklenmedik bir şey gerçekleşir; otoban hizmete açılır!
İlk arabanın ardından peşi sıra sürüklenen trafiğin sessiz yaşamlarını birden bire böldüğü Marthe, Michel ve üç çocukları bu yeni çevrelerine uyum sağlamak için akla gelmeyecek yeni yöntemler keşfederler. Gürültüye, egzoz dumanlarıyla kirlenen havaya ve otobanın uzun vadede yaratacağı tehlikelerin yarattığı şüphenin gerginliğine rağmen aile “yuvaları” olarak bildikleri bu evi terk etmemek için ellerinden geleni yapar.
İnsanın “yuva” dediği yeri kolayca terk edip gitmemesi gerektiğini hepimize bir kez daha hatırlatan bu film izleyicinin gönlünde de sıcak bir yuva kuracak…

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1319569/?ref_=nm_knf_i2

Sınıf

2008, Fransa, 95’, Renkli, Fransızca-İspanyolca

Yönetmen: Laurent Cantet
Oyuncular: François Bégaudeau, Agame Malembo-Emene, Angélica Sancio
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2009 Cannes Film Festivali Palme d’Or Ödülü
2009 Kanada Yabancı Dilde En İyi Film Oscar Adayı

Kenar mahalledeki bir okulda en iyi ders hayatın ta kendisidir.

Larurent Cantet’e 21 yıl aradan sonra Cannes’da Altın Palmiye kazanan Fransız yönetmen unvanını kazandıran bu çarpıcı film bir ulusun kültürel sorunlarının portresini tüm toplumsal ve insani boyutları ile küçük bir Paris banliyösü içinde anlatmayı başarıyor.

Konu:
Francois yoksul bir Paris banliyösündeki bir okulda idealist bir öğretmendir. Francois ve meslektaşları, her biri birbirinden farklı sorunlarla boğuşan ve apayrı kültürlerden gelen öğrencilere verebilecekleri en mükemmel eğitimi verme çabaları ile neredeyse bir mucizeyi gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Tüm öğretmenler öğrencilerine ilham kaynağı olmak isterler ancak aldıkları düşük maaş ile başarmaya çalıştıkları yüce amacın değeri arasındaki uçurum da her biri için zorlayıcı olur. Ancak Francois sahip olduğu derin sağduyu ve anlayış ile alternatif bir eğitim metodu geliştirir. Öğrencilerin saygı ve güvenini kazanmak zordur ancak o sınıfında karşılıklı güvene dayalı yeni bir atmosfer kurmak konusunda inatçı ve kararlıdır… Çok az film salondan izleyicilerini daha düşünceli ama yine de umutlu çıkarmayı başarabilir. “The Class” Fransa’da yaşayan farklı kültürlerinden gençlerin hikayeleriyle bunu başarıyor ve izleyen herkesi duygusal olarak çarpıcı bir biçimde eğitiyor.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1068646/?ref_=fn_al_tt_1

Mavi Cennet

2008, Kırgızistan-Fransa, 105’, Renkli, Kırgızca

Yönetmen: Marie Jaoul de Poncheville
Oyuncular: Albina Imasheva, Elim Kalmouratov,Hélène Patarot, Taalai Abazova, Aibek Midin Uulu,Busurman Odurakaev, Askat Sulaimanov
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

Cengiz Aytmatov’un Anısına…

Dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’sinden esinlenilerek Kırgızistan’da çekilen film, 2009 Cannes Film Festivali’nde “Cinema de la Plage” bölümünde gösterilmişti. Film, anlattığı tutkulu aşk öyküsü, eşsiz görüntüleri, müziği ve çarpıcı görselliğiyle izleyenleri büyülüyor.

Konu:
30 yaşındaki Timur babasını bulma umuduyla Kırgız dağlarında bir yaylaya gelir. Babasının öldüğünü öğrenir ve gidecek yeri olmadığı için yaylada kalmaya karar verir. Çok geçmeden, Amira adında genç ve güzel bir kadınla tanışır ve ona yardım etmeye başlar. Bir süre sonra da birbirlerine aşık olurlar. Ancak Amira’nın kocası Afganistan’daki savaştan dönünce iki sevgili yayladan kaçmak zorunda kalırlar… İki sevgili, doğu ile batı arasında, hayatı tekrar yaşanmaya değer kılan yeni bir dünya aramaya başlarlar… Acaba rüyalarındaki mavi cenneti bulabilecekler midir?

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1043565/?ref_=fn_al_tt_1

Kar

2008, Bosna Hersek-Fransa-Almanya, 100’, Renkli , Boşnakça-İngilizce

Yönetmen: Aida Begic
Oyuncular: Zana Marjanovic, Jasna Beri, Sadzida Setic
Senaryo:
Görüntü Yönetmeni:
Kurgu:
Müzik:

2008 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası Büyük Ödülü

Acılarından umut inşa eden bir köyün hikayesi.

“Çocuklar,” “Unutma Beni İstanbul” gibi yapımların başarılı yönetmeni
Aida Begic’ten savaşının travmasını atlatmanın kendince yollarını
bulan, kadın ve çocuklardan oluşan büyülü bir köyün hikayesi.”

Konu:
1997 yılında, Zvernik yakınlarında bir kasabada babalarını ve eşlerini kaybetmiş kadınlar acıları ile baş etmek için alışılmadık bir yol izlemektedir. Cesetlerini henüz bulamadıkları sevdiklerinin hala yaşadıklarına dair olan inançlarını sürdürmeye devam ederler. Kar tehdidi ile karşı karşıya olan ve tek başlarına bir şekilde yaşamaya çalışan köy halkının ve hayallerinden vazgeçmeyen Alma’nın hüznün ve sevincin iç içe geçtiği hikayesi.

IMDb : http://www.imdb.com/title/tt1146295/?ref_=fn_al_tt_1